ÇOCUĞUNUZDAKİ FARKLILIĞIN FARKINDA MISINIZ?

 

              İçinde yaşadığımız toplumda aileler, “çocuklarını en iyi şekilde yetiştirmek” için yeterince özeni göstermekte ve bunun için kendilerini zorlayacak özverilerde bulunulmaktadırlar. Çocuklar ise; anne-babalarının anlayışı ve olanakları ile doğdukları evlerin değişik düzeydeki ortamlarında bulurlar kendilerini istemeseler de... Bu durumu değiştirmek onun elinde değildir... Tabii, olanakları çağın koşullarına uygun ve bilinç düzeyi geleceği görebilen, anne-babaya sahip bir çocuğun yaşam serüveni ile kıt olanaklara sahip ve her konuda kendi yetişme koşullarını uygulamaya çalışan bir anne-babaya sahip çocuğun yaşam serüveni aynı yerkürede geçip gider her zaman... Kaderi böyleymiş diye akışına mı bırakmalıyız, yoksa bir takım düşünce farklılıkları yaratılabilir mi, diye düşünmeli miyiz? Burada erki elinde bulunduran “yönetenlerin” yapması gerekenleri tartışacak değiliz. Bu “yönetilenlerin” tercihi doğrultusunda gelişecek bir durumdur... Biz çocuğun yaşam sürecinde; ailelerin ona yaklaşımında nasıl davranması gerektiği üzerinde, kişiye özgü yapılabilecekler üzerinde durabilir ve düşüncelerimizi ileri sürebiliriz... Şayet çocuklarımız yönetenlerin alacağı kararları bekleme durağanlığına terk edilirse, 21. yüzyılın gittikçe hızlanan “küreselleşme” sürecinden, hakları olan “kaliteli bir yaşam” da elde edemeyebilirler... Gönül ister ki çocuklarımız; bir yetişkin olduklarında “iş arayan” değil, aranan meslek kimliğine sahip bir birey olmalarıdır... Ya da işveren konumunda...

Çocuğumuzun; günümüz ve geleceğin beklentilerini karşılayacak bir birey olarak yetişmesini sağlamak için anne-baba olarak öncelikle, çocuğun kendini tanıması ve bireysel özelliklerinin farkına varması için bir takım çabalar harcamamız gerekmektedir. Ne yazık ki; birçok gencimiz, ilgi ve yeteneğine uygun düşmeyen bir alanda öğrenim görmekte ve de çalışmaktadır. Tabii olarak yeterli verimi sağlayamadığı için başarısız duruma düşmekte, bu nedenle de öz güvenini kaybederek yılgınlık içinde yaşamaktadır. Örneğin; fiziksel özelliği ve becerisi hiç de futbol oynamaya uygun olmayan bir bireyin: “Ben, Milli Takım’da oynayan bir futbolcu olacağım.” Hedefi peşinde koşan bir maceraperest olması gibi...

Halbuki her çocuk doğal bir öğrenme eğilimine sahiptir. Hatta bazı çocuklar sıradan, alışılmış özellikler dahi göstermezler. Eş deyişle beklenen kalıba uygun düşmeyen bir özellik sergilerler. Bazıları gördüğü bilgiye, bazıları duyduğu bilgiye, bazıları ise hissettikleri duygulara ve etkiye önem verirler. Bu eğilim, bir takım nedenlerle engellendiğinde diğer öğrenmeler bundan etkilenerek zorlaşmaya başlar. Bu nedenle aileler çocuklarının başarabileceklerini keşfederek onların bu alanlarda öğrenme deneyimlerini yaşamalarını teşvik etmeleri ve bu doğrultuda yönlendirmeleri gerekir. Aileler kendi istek ve arzularını ön plana çıkararak çocuğun başaramayacağını bile bile onu başarısız deneyimlere sürüklemeleri kadar anlamsız bir şey olamaz! ... Kolay olmasa da onları oldukları gibi kabul etmek gerekir. Bu kolay bir şey de değildir. Kirpi dahi yavrusunu severken; “ah! Benim pamuk gibi yavrum” diye severmiş... Olmasını istediğiniz gibi bir çocuk olmayabilir... Çocuğunuzdan beklentilerinizi belirlerken onu iyi tanıyın ve kararlarınızda onun düşüncelerini almayı ve alınacak kararlara katılmasını sağlamayı kesinlikle unutmayınız. Gerçi dinlemek konuşmaktan daha zordur. Bu düşünce size, ilk bakışta anlamsız gelebilir. Ancak dinlemek anlamayı da kapsayan bir eylemdir. Öncelikle kendinize şu soruyu sorar mısınız? Çocuğunuzu dinlerken onun tam olarak ne demek istediğini anlamaya çalışıyor musunuz?  Beyninizdeki düşünce kalıplarını bir tarafa bırakarak onun farklı olabileceğini düşünebiliyor musunuz? Daha çok konuşmayı tercih edenler kendi düşüncelerini kabul ettirmede biraz baskıcı tip oluyorlar da... Benim önerim; sizlerin yapması gereken çocukta merak uyandıracak, yaratıcılık ve çok boyutlu düşünmeyi gerektirecek, başarabilme deneyimlerini artırabilecek ortamlar yaratmanızdır. Böylece ona en büyük iyiliği yapmış olursunuz...

Her çocuk öğrenmenin gelişimsel doğasına bağlı olarak farklı zamanlarda, farklı gelişim hızlarıyla ilerler. Bu nedenle çocuğunuzu hiçbir zaman başka çocuklarla hatta kardeşleriyle dahi kıyaslamamanız gerekir. Kıyasladığınız veya örnek gösterdiğiniz çocukta olmayan, fakat sizin çocuğunuzda var olan birçok olumlu özellik mevcuttur. Yeter ki siz bakmasını ve izlemesini bilin... Öğrenme; bireyin süreç içinde kendi algıları, düşünceleri ve duygularından süzülerek edindiği bilgi ve deneyimler sonundaki kazanım ve davranış biçimleridir. Zorla ve duygusal yapınızı da kullanarak ona kazanım sağlamanız olanaklı mı? Hiç zannetmiyorum. Ancak sizler onun için uygun ortam yaratabilirsiniz... Doğal olarak çocukta geliştirilen sorumluluk duygusu, onun hedefleri ve ilgi alanları ile yeterlilikleri ve beklentileri başarma duygusunu etkileyen etmenlerdir. Sizler bu etmenleri geliştirir ve desteklerseniz onun başarmaması için bir neden kalmaz. Her çocuk özellikleri ve içinde bulunduğu ortam çerçevesinde bildikleri ve öğrenecekleri arasında bağ kurarak öğrenir. Tabii sizlerin ve çevresinin yardımı ile...

Bunları ifade ederken çocuğunuzu emsal gruplarından ayırın ve kendi kendinize eğitin demek istemiyorum. Çünkü farklı ilgi ve değerlere sahip bireylerin birbiriyle etkileşimi öğrenmeyi kolaylaştırır. Onların; birbirine destek olması, ilgilenmesi ve saygı göstermesi gibi ilişkiler, sosyal gelişimlerine yardımcı olduğu gibi öğrenmelerini de artırır. Tabii, sizin ve çevresinin yaratığı ortam, onun; bu yaşantılar içinde kendi inanç, anlama, yorumlama ve tutum süzgecinden geçirerek tamamen kendine özgü bir edinim kazanmasını sağlar. Farklı olduğunu kabul edin yeter...

Doğal yaşamın ve tüm toplumların yaşadığı değişmeler gibi, evrensel değişime paralel olarak aileler de değişmek zorundadırlar. Atadan gördüğün ve kendi yetişme dönemindeki gibi davranırsanız yetişkin bir çocuktan farkın kalmaz ve yaşamdaki değişim ve gelişime uygun bir birey yetiştirmekte zorlanabilirsiniz. Öyleyse yaşam biçimini ve düşünce yapısını gözden geçirerek değişmesi gerekenleri saptayarak, içinde yaşadığın toplum değerlerini ve çocuğun karşılaşabileceği tehlikeleri de dikkate alarak, değişmesi gerekenleri değiştirmeniz onun, özelliklerine uygun bir ortam yaratmak için çaba göstermeniz izlenecek en uygun yol gibi geliyor bana...

            Çocuğunuzun özelliklerine uygun bir eğitim almasını sağlayabilmeniz dileğiyle...

                                                                                             

                                                                                                                 İsmail KARAYILAN