ÇOCUK VE AİLE
Aile, bireyin ve toplumun işlevlerinin en temel öğesidir. Başka bir deyişle ilişkiler sistemidir. Daha doğrusu kişiler arasında ilişkileri içeren belli kuralları olan bir düzendir. Ayrıca, bireyin yaşamında önemli yeri olan beslenme, bakım, sevgi ihtiyacı, duygusal ve bilişsel gelişim, eğitim, kültürel değerleri kazanma, sağlıklı zeka gelişimini sürdürme gibi temel ihtiyaçlarını karşıladığı birincil yer ve çevredir. Aile birliğinde, aileyi oluşturan bireyler birbirinden etkilenir. Ailede roller ve kurallar mevcuttur. Bu kuralların çok aşırı katı ve çok aşırı esnek olmaması, aileyi daha güçlü kılar. Çocuk yetiştirmek de en büyük sanattır...
Çocukların genel davranış özelliklerini ve psikolojik durumlarını anlamak oldukça güç olmakta ve bazı temel bilgileri edinmeyi de gerektirmektedir. Bazı anne ve babalar çocuklarıyla iletişim kurmakta sorun yaşamakta, zaman zaman da kendini çaresiz hissetmektedir. Bazı anne babalar ise; çocukların sadece fiziksel bakımlarına yönelik beslenme, barınma, sağlık problemlerini çözümlediği zaman görevini yerine getirdiğini düşünmektedir... Halbu ki; onların, olaylar karşısındaki düşünceleri, tepkileri, yorumları, üzüntüleri, sevinçlerini ise hiç hesaba katmamaktadırlar... Hatta! günümüzde bırakın psikolojik sorunları; dünyada milyonlarca çocuk kötü bakım, basit sağlık sorunları, kazalar, salgın hastalıklar ve anne baba ihmaline bağlı nedenlerle hayatını kaybetmektedir...
Evrenin; yaşadığımız döneminde bilgi ve teknoloji alanında olağanüstü değişiklikler olmuş ve olmaktadır da... Teknolojik gelişmeler, ulaşım ve iletişim araçlarının son derece gelişmesi, sosyal ilişkilerin karmaşık bir şekil alması, siyasal, kültürel, ekonomik alanlarda büyük değişmeler ve gelişmeler, bunun yapıcısı ve yaratıcısı olan insanda bir takım uyum sorunları yaratmaktadır. Bunu bertaraf edebilmek için, çocuğu iyi tanımamız ve onun gelişimi doğrultusunda birtakım düzenlemelere gitmemiz ve tutumlarımızı ona göre ayarlamamız gerektirmektedir...
Çünkü; toplumsal yaşamdaki bu değişikler ile bireyin gelişim evrelerindeki gelişmeler, insanda birçok yeni ihtiyaçlar ortaya çıkarmaktadır. Bizim burada üzerinde durmak istediğimiz konu; çocuğun, bedensel, bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimi ile bu gelişim dönemlerinde karşılaşılan sorunları nasıl çözebiliriz sorularına cevap aramaktan ziyade kısaca çocuğun gelişimi ve eğitimi konusunda ailenin ne denli önemli olduğunu ve anne baba tutumları üzerinden de teğet geçmektir. İlerde bu ve benzeri konular biraz daha derinlemesine ele alınacak ve işlenecektir. Burada sadece olmazsa olmazlardan olan şu hususları benimsememiz ve uygulamamız gerekmektedir.
Anne-baba olarak söz ve davranış birliği içinde; çocuğa karşı aşırı hoşgörü veya aşırı disiplin uygulamalarından kaçınmamız ve tepkilerimizin yersiz ve abartılı olmaması gerektiğini bilmemizde büyük yarar vardır... Çocuğun, olumlu davranışlarının onaylanması, hatalı durumlarda uygun bir şekilde uyarılması ve nedeninin açıklanması, onlara; değer vererek kişiliklerine saygılı olunması, güven duygusu yaratılarak sevildiklerinin hissettirilmesi davranışımızın temelini oluşturmalıdır... Her bir çocuğun, ayrı bir birey olduğunu kabul edip, onların uyum sorunlarına inebilmek çocuk gelişimi konusunda bilgi sahibi olmakla mümkündür...
Çocuğun, gerektiği şekilde yetiştirilmesi ve onun topluma hazırlanması büyük oranda, anne babanın hayatın ilk gününden itibaren çocuk ile etkileşimi, eğitim açısından vermeye çalıştıkları, ev içerisindeki tutumları etkili olmaktadır...
Burada şunu özellikle belirtmemizde büyük oranda yarar vardır. Çocuğun ilk arkadaşı annesidir. Anne, çocuğu ile çocukluğunu ikinci kez yaşar ve saf bir şekilde mutluluğu tadar. Çocuk, annesi ile ilişkisinin 3,5 yaşına kadarki bölümünü bilinçaltında saklayabilir. Ancak, bilinçaltına yerleşen bu dönem, çocuğun daha sonraki yaşamında oldukça önemlidir... Bu dönem ne kadar neşeli, huzurlu, sağlıklı ve güven içinde geçerse ilerde de o denli olumlu ilişkiler oluşur. Çocuk, hoş ve olumlu yönde yönlendirildiğinde zihni fonksiyonlarını daha serbest ve özgürce geliştirebilir. Bu dönemde dayak en kötü ve sakıncalı bir eylemdir... Ayrıca, çocuğun güven dolu bir ortamda yetişmesi gerekir ki aidiyet duygusunu geliştirebilsin...
Bu durumda anne babaların çocuğuna karşı tutum ve davranışlarını yeniden değerlendirmesi, eksiklikleri varsa tamamlaması gerekmez mi?