ÇOCUĞUNUZLA ARKADAŞ OLUN, AMA NASIL?

     Günlük yaşam içinde anne-babalar üzerinde mutlak egemenlik kuran küçük çocuklarların aileleri yönettiği ve adeta onları esir aldığını görmekteyiz... Sizler de mutlaka görüyor veya yaşıyorsunuzdur. Gerçi çocuk yetiştirme tarzı toplumdan topluma büyük farklılıklar içerdiği gibi “ne kadar aile varsa o kadar çocuk yetiştirme tarzı vardır” şeklinde çok iddialı bir sav da ileri sürülebilir. Bu güne kadar psikolog ve eğitimciler sağlıklı çocuk yetiştirme yöntemleri üzerinde birçok araştırma yapmış ve bizlere bir takım önerilerde bulunmuş ise de bu çalışmaların bilimsel ve sosyal gelişmelere paralel olarak devam edeceği de bir gerçektir. Zaten hayat da sırlarla doludur ve keşfedilmeyi beklemektedir... Bunların hepsini birden öğrenmemiz mümkün değildir. Ancak, çocuk merkezli ailelerde çocukların ve anne-babaların sağlıklı olamayacaklarını ileri sürenler de çoğunluktadır. Hatta artık anne-babaların çocuklarıyla arkadaş olduklarını, çünkü anne-baba olabilmek için yeterince cesur ve kararlı olmadıklarını söyleyen eğitimciler dahi vardır. Bence bu ileri sürülen düşüncelerde büyük oranda gerçeklik payı vardır ve ben de böyle düşünmekteyim.

     Anne-baba ile çocuk arasındaki ilişki daima bir bütün olarak tüm gelişim alanlarını ve edinilen davranışları etkilemektedir. Anne-babalar; çocukluklarındaki eksiklikleri gidermek için beklentinin ötesine geçerek aile bireyleri arasındaki sınırları adeta yok ederek bir belirsizliğe yelken açmış bulunmaktadırlar. Halbuki anne-baba ve çocuk arasında “yarı geçirgen bir sınır”ın var olduğunu, böylece aile bireyleri bir taraftan biri birine “çok yakın” olurken diğer taraftan uygun bir şekilde biri birinden “ayrı kalabilmeleri”nin daha sağlıklı olacağı söylenebilir. Aradaki bu bağ gevşediği zaman da duygusal bir karmaşa meydana gelir. Çok sıkı olduğunda da kopukluk ve soyutlanmışlık gelişir.

      Duygusal karmaşa bir sorun olur mu? Diye düşünebilirsiniz. Ama serbest, programsız, kuralsız ve ilkesiz bir ortam hangi şekle döner ve aile içi ilişkiyi hangi boyutlara taşır? Düşünsenize... Halbuki çocuklar bir düzene ihtiyaç duyar ve isterler. Ama nasıl ve ne isteyeceklerini bilemezler. Çünkü düzensizlik, onların birikimlerini kullanmasına engeller. Bu durumun aksine sert, tavizsiz ve otoriter ailelerde ise arkadaşlık olanaksızdır. Çocuk kendinden ne beklendiğini bilir ve onları yerine getirmekle yükümlüdür ve getirmek için olağanüstü çaba da göstermektedir. Çünkü bu ailede kural kuraldır, hiçbir istisnası yoktur. Pekiyi bu durumda “ben bugüne kadar geliştirdiğim çocuğumuzla ilişkimizi bir sıkıntıya neden olmadan nasıl değiştirebilirim?” Sorusunu sorabilirsiniz. Benim yanıtım gayet açık. Bir sıkıntıya neden olmadan değiştiremezsiniz. Değişim zaten başlı başına bir takım alışılmış durumu içerdiği için sıkıntıyı içinde barındırır. Kendiniz, mevcut bir davranışınızı değiştirirken ne kadar zorlanıyorsanız çocuk da o kadar zorlanacaktır... Ama uygun görmediğiniz tutumlarınızı da değiştirmekten kaçınmamalısınız.

     Sizler; çocukla aranızdaki olumsuz ilişkileri değiştirmek için zamanında, yumuşak, yavaş, fakat sürekli bir şekilde uygularsanız çocuklar, daha az “kızacak” ve istediğiniz davranış kısa sürede yerli yerine oturacaktır. Şunu da belirtmeden geçmeyelim. “Çocuk merkezli ailede” ilginin çocuk üzerinde yoğunlaşması nedeniyle eşler arasında incinme, gücenme, suçluluk, utanç duyma gibi durumlar yaşansa da “o bir yetişkin önemli olan çocuk” diyerek eşler arası ilişki ikinci plana itilebilmektedir. Bilmeniz gerekir ki sağlıklı çocuk mutlu ve sevgi dolu ailelerde yetişir. Çocuğu; çok özel olarak ve ayrıcalıklı kılarak yetiştirmenin, özel olmamak kadar kötü bir çocuk yetiştirme tarzı olduğu da akıldan çıkarılmamalıdır...

     Bazı anne veya baba; çocuklarıyla arkadaş olabilme adına onun arkadaşlarıyla yaptığı tüm esprilerine katılır, onlar gibi davranırlar ve her an onlara hoş görünmek için yapmayacağı şey yoktur. Sanki kendine ait bir hayatı yok gibidir. Çocuğunun arkadaş grubunun bir üyesi gibi hareket ederler. Sizce böyle bir görüntü iyi midir?  Bu tavır içinde olan anne veya babanın yapacağı en iyi şey, mevcut yaşamını renklendirecek kendine özgü bir aktiviteyi daha yaşamına eklemesi, kendi akranlarının oluşturduğu bir kulüp veya etkinlik grubuna katılması olmalıdır...

     Çocukla aile arasındaki ilişki; çocuğun ağlayıp sızlanarak, surat asarak, öfkeyle ayaklarını yere vurarak, pazarlık yaparak ve başka şekillerde anne-babayı rehin alarak gerçekleşiyorsa o zaman bir şeylerin değişme zamanı gelmiş demektir. Çünkü ilişkiniz çocuğunuzla arkadaş olma durumunu çoktan aşmış demektir. Bir anne düşününüz; tüm yaşamı çocuğa endeksli. Gece ve gündüz çocuk, kendisini adeta esir almış ve sürekli kullanıyor. Başka bir ailede de; çocuk asitli bir içecek istedi, anne ise; “olmaz” dedi. Ve vermedi. Çocuğun sızlanışı karşısında baba sükuneti sağlamak için bir bardak içecek doldurarak çocuğa verdi. Burada kuraldan bahsedilebilir mi?

     Aileyi, ilişkilerin sergilendiği bir sahne gibi görebilirsiniz. Çocuk bu sahnede insan ilişkilerini bütün karmaşık yönleriyle gözlemler ve örnekleriyle yaşar. Çocuk, olumlu veya olumsuz davranışlarının çoğunluğunu burada öğrendiği gibi takınacağı tutumları da burada belirler. Bu sahnede herkesin rolü farklıdır ve her birey kendine düşen rolü en iyi şekilde oynamak zorundadır. Aksi halde en kaliteli “aile” oyunu en kötü şekilde sahnelenmiş olur ki bu oyundan kimse haz almaz...

     Bu nedenle aile içindeki çocukla anne-baba arkadaşlığını; “yarı geçirgen bir süzgeç” gibi iyi ayarlamak, tutarlı ve kararlı kurallar zinciri oluşturmak, annenin anne, babanın baba, çocuğunda çocuk gibi yaşayacağı sevgi ve saygıya dayalı sıcak bir ilişkiler ağı oluşturmak aile bireylerine büyük oranda yarar sağlar...

     Çocuklarınızla yararlı arkadaşlıklar kurmanız dileğiyle...

                                                                                           

                                                                                                                                                                       İsmail KARAYILAN

                                                                                                                                                                        ikryln@mynet.com